İletişim
Kurumsal Koçluk Eğitim Danışmanlık

Gelirimizin Ne Kadarını Yaşamı İyileştirmek İçin Kullanıyoruz?

Anasayfa  /   Haberler & Duyurular  /   Gelirimizin Ne Kadarını Yaşamı İyileştirmek İçin Kullanıyoruz?

Dünyadaki değişim hızı hepimizi şaşırtmaya devam ediyor. Bu değişime nasıl ayak uydurabileceğimiz konusundaysa kafalarımız oldukça karışık. Fütürist Raymond Kurzweil, değişimin korkutucu hızını “Gelecek 100 yıl içerisinde 20 bin yıllık ilerleme gerçekleşecek” sözleriyle açıkça ortaya koyuyor. Her dalga yeni bir trendi hayatımıza getiriyor. Şu an odağımızın ne olması gerektiğini, gerçekten hangi trendi takip edersek kendimizi veya şirketimizi daha çok hazırlamış olacağımızı öngörmekte zorlanıyoruz. Bu değişim sürecinde genellikle şirketlerin çalışanları hazırlamak için nasıl yaklaşması gerektiğine odaklanıyoruz, ancak şirketlerin bu imkanları sağlaması her zaman mümkün olmuyor. Peki “Biz birey olarak neler yapabiliriz, kendimizi nasıl geliştirebiliriz”e odaklanmaya ne dersiniz? 

Aslında hem iş yaşamımız hem de kendi gelişimimiz için hepimiz bir şeyler yapabiliriz, bu göründüğü kadar karmaşık veya zor değil. Önceliği anın getirdikleriyle barışık olmaya ve o an için yapılması gereken her neyse en iyi şekilde yapmaya verebiliriz, yani değişimi anksiyetik bir tepkiyle karşılamak yerine uyumlanmak ve değişimle ilerlemekle. Okuduğum bir makalede (her ne kadar başlığı milyoner olmak için yapmanız gereken şeyler olsa da 😊) insanın bütünsel gelişimi için yapması gerekenler anlatılıyor ve kim olduğumuz ve yaptıklarımızın kalitesinin tamamen bizim kontrolümüzde olduğundan, beklemenin veya şans dilemenin ötesinde aksiyonlar almamızın öneminden bahsediliyor. Vaktimizi nasıl geçirdiğimiz, işbirliklerimiz, kişisel gelişimimiz ve hedeflerimiz gibi birçok konuya nasıl yaklaşmamız gerektiğiyle ilgili öneriler de makalede yer alıyor. Bu noktada özellikle önemli olduğunu düşündüğüm birkaç şeyi sizlerle de paylaşmak istiyorum. Değişimle birlikte ilerlemek için kendinize bu soruları sormanız ve bu konularla ilgili neler yapabileceğinizi düşünmenizi öneririm. 

Gelirinizin ne kadarını kendi yaşamınızı iyileştirmek için kullandığınızı düşündünüz mü? Örneğin sağlıklı gıdalara, spora veya yaşam alanınızı iyileştirmeye; kitaplara, mentorluk veya koçluk almaya ne kadar ayırıyorsunuz veya ayırabilirsiniz? TÜİK Hanehalkı Tüketim Harcaması 2018 verilerine göre eğitim, eğlence ve kültür harcamaları giderlerimizin en düşük payını oluşturuyor; eğitim hizmetleri harcamaları yüzde 2,3, eğlence ve kültür harcamaları yüzde 2,9. Kendi bütünsel iyiliğimiz için  fırsatları ne kadar artırabilirsek ve değerlendirebilirsek hayatımızın olumlu anlamda dönüşümü için karşılığını fazlasıyla verebileceğini deneyimlerime dayanarak söyleyebilirim.

Çalışmadığınız zamanlarda neler yapıyorsunuz, zamanınızın ne kadarını yeni şeyler öğrenmeye ayırıyorsunuz? Farkında olarak veya olmadan sosyal medya gibi dikkat dağıtıcı konulara çok zaman harcıyoruz. Bir gününüzü nasıl geçirdiğinizi düşünün. Ne kadarını dikkat dağıtıcılardan uzakta, kitap okuyarak, online kurslara katılarak harcıyorsunuz? Hatta çalışırken bile zamanınızı öğrenmeye dayalı biçimde geçirmek çok önemli. Yukarıda bahsettiğim makale zamanımızın yüzde 20’sini günlük iş operasyonlarına ayırıp yüzde 80’ini öğrenmeye, kendimizi geliştirmeye, dinlenmeye ayırdığımızda iş konusunda da çok daha yaratıcı ve performansı çok yüksek, değer üreten insanlar olabileceğimizden bahsediyor. Bu oran Türkiye’deki çalışma standartlarına göre fazla görünse de günümüzü yapabileceğimiz en iyi şekilde planlamak, değerlendirmek bizim elimizde. Kendinizi nasıl geliştirebileceğiniz konusunda Edx’ten güzel bir eğitim önerebilirim: “Unlocking your employability”. Bu kursta kişisel ve profesyonel gelişiminiz için neler yapabileceğiniz, becerilerinizi potansiyel işverenlere nasıl pazarlayabileceğiniz, kariyer başarınızı nasıl maksimize edebileceğiniz anlatılıyor. (edx.org Harvard University ve MIT’nin kurucusu olduğu, önde gelen birçok üniversitenin online eğitimler, kurslar açtığı bir platform). İş hayatında tercih edilmek istiyorsak yaşam boyu öğrenme kaçınılmaz ve bunun için çok para harcamanız da gerekmiyor, günümüzde bilgiye ulaşmak her zamankinden daha kolay.

Dünyanın iyiliği için ne kadar sorumlu hissediyorsunuz? Motivasyonumuzu almaktan vermeye kaydırmak, bu konu manevi olarak güçlenmek ve kendini iyi hissetmek için oldukça önemli. Son yıllarda sivil toplum kuruluşlarının sayısı oldukça artmış olsa da Charities Aid Foundation (CAF) tarafından her yıl hazırlanan Dünya Bağışçılık Endeksi’nin (World Giving Index) 2018 raporuna göre Türkiye gönüllülük için harcanan zamanda yüzde 9 ile 146 ülke arasında 126. sırada yer alıyor. İnsanlardan veya yaşamdan bir şeyler beklemek yerine “Bu dünya için, çevre için, insanlar veya diğer canlılar için ben neler yapabilirim?” diye düşünmek ve aksiyon almak belki de huzurun en güzel yolu. Daha iyi bir dünya ve daha iyi bir toplum yaratmak için katkı sağlamaya ne dersiniz?

Gerçek nedeninizi biliyor musunuz? Önemli olduğunu düşündüğüm konulardan bir diğeri de, her şey bu kadar hızla değişirken isteklerimiz, hedeflerimiz de yolunu kaybedebilir. Bu yüzden gerçekten ne istediğimizin daha farkında olarak ilerlemek bir çözüm olabilir. Peki bunu nasıl yapabiliriz? Mevcutta sahip olduğunuz veya olmak istediğiniz şeylerle ilgili daha derin düşünün, bir şey hedeflediğinizde nedenini sorgulayın ve “derinlerde yatan sebebini” bulun. Neden istediğinizi, kendinize tekrar tekrar verdiğiniz cevaplar üzerinden yeniden sorun: “X alanında çalışmak istiyorum. Neden? Çünkü X alanı özgür hissetmemi sağlıyor.”, “Özgür hissetmek sizin için neden önemli?” gibi, verdiğimiz her cevabın nedenini derinleştirdiğimizde gerçeğe daha çok yaklaşıyoruz. Genellikle beşinci defadan itibaren yüzeydekinden daha derindeki bir nedene yaklaşıyoruz. Bu cevap bize anlamlı geldiği takdirde bu hedefle ilgili yolumuzu belirleyebiliriz. 

Amerikalı girişimci ve yazar Jim Rohn’un da dediği gibi “Milyoner olmanın en büyük ödülü ne kadar para kazandığınız değil, milyoner olmak için dönüşmeniz gereken kişiliktir”. Peki siz gelirinizin ne kadarını kendi yaşamınızı iyileştirmeye harcıyorsunuz?

 

-Eliz Esra Tiras

Beğen
Bu haber defa okundu.
1 defa beğenildi.

Son Haberler

PAZARLAMA Markaların 'Yeni Normal'e Geçiş Süreci

''Yeni normalde kazanan pazarlama karmasını elde etmek için bir yol haritası…''

KENDİNİ YÖNET Kullandığınız Tek Bir Kelime Bakış Açınızı Nasıl Değiştirir?

''Üniversitedeki güç ve kondisyon koçum Mark Watts, yaşama dair şükretmenin nasıl olduğu konusunda bana önemli bir ders verdi.''

PSİKOLOJİ Gündelik Çevremizi Özlememizin Nedenleri

''Masada duran iPhone’a bir mesaj geldi. Ashley iç çekti. Üzüntü ve stres duygularıyla başa çıkmaya çalışırken problemleri acele bir şekilde çözmesinin gerektiği üç haftanın sonunda aklına gelen ilk düşünce “Şimdiki sorun ne?” olmuştu.''

PSİKOLOJİ İletişim, Hareket, Uyku

''Dünya Sağlık Örgütü’nün 11 Mart 2020 tarihinde COVID-19 salgınını pandemi ilan etmesinden beri insanlık olağan dışı günlerden geçiyor..''

ONLINE EĞİTİM Online Eğitimin Avantajları Nelerdir?

Birçok yenilik ile tanıştığımız şu günlerde, eğitim süreçleri de değişmeye başladı. Artık online eğitim neredeyse hepimizin hayatının bir parçası.

TEKNOLOJİ Değişim Sürecinde Eğitim Sistemi

''Şu an her ne iş yapıyor olursanız olun, yaptığınız işin bir kısmı yakında otomasyona uğrayabilir veya tüm mesleğiniz ortadan kalkabilir..''

KİŞİSEL GELİŞİM Keşfetmeyi Sevenler İçin 100 İlginç Site

Karantina sürecinde sıkılan ve öğrenmeyi sevenler için 100 farklı internet sitesi...

İNOVASYON Krizde Şirketler Kendini Nasıl Koruyabilir?

''..Covid-19 salgını nedeniyle şirketler kendini başka bir öngörülemeyen krizin içinde buluyor. Peki, özel sektör bugün içinde bulunduğu durumdan nasıl bir ders çıkarmalı?..''

DUYURU Online Eğitimlerimiz

İçinde bulunduğumuz bu kritik günlerde duygusal olarak yıprandığımızı ve panik havasından kurtulamadığımızı hissediyoruz..

KRİZ YÖNETİMİ Acil Durumlarda Uzaktan Çalışma Planınız Hazır mı?

''Geçtiğimiz hafta koronavirüs (veya Covid-19) Birleşik Devletler’de nasıl, ne zaman ve nerede çalıştığımızı çok iyi etkileyebileceğini gösteren uyarılarla daha ciddi bir hal aldı..''

 

E-BÜLTEN